modern-zamanin-cocuk-iscileri
Psikojen

Modern Zamanın Çocuk İşçileri

Geçtiğimiz 2018 yılı, dönemin başbakanı Binali Yıldırım imzalı genelge ile “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı” ilan edildi. Bu genelge kapsamında “Çocuk İşçiliği İle Mücadele Ulusal Programı” yürürlüğe girdi. “Çocukların zihinsel, bedensel, ruhsal ve sosyal gelişimini olumsuz etkileyen çocuk işçiliği küresel ve ulusal çapta önemli sorunların başında gelmektedir.”  cümlesi ile başlayan genelgede bu konudaki hassasiyeti belirten çalışmanın koordinasyonun ise Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına verildiği açıklandı fakat ne yazık ki Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı olarak belirlenen 2018 yılının ilk on ayında tam 62 çocuk işçi, iş kazası nedeniyle yaşamını yitirdi.
Çocukların bulunduğu tüm iş grupları önlenmesi istenen işlere girmiyor. Çocukların sağlığına ve kişisel gelişimine zarar vermeyecek ya da eğitimlerini aksatmayacak işler yapmalarına genellikle olumlu bakılır. Mesela aileye ait işyerinde  belirli işler yapmak, okul saatleri dışında ve tatillerde kendi harçlığını çıkaracak bazı işlerde çalışmak gibi.Bu tür çalışmalar çocukların gelişimine ve ailelerinin durumuna katkıda bulunur, onlara çeşitli beceriler ve deneyim kazandırır. “Çocuk işçiliği” çoğu kez çocukları çocukluklarını yaşamaktan alıkoyan, potansiyellerini ve saygınlıklarını eksilten, fiziksel ve zihinsel gelişimleri açısından zararlı işler olarak tanımlanır.
Çocuk işçilik ülkemizde 8 yıllık eğitim zorunluluğu gelmesiyle beraber aslında çok önemli bir azalma yaşamıştı fakat ülkemizin son yıllarda yoğun göç almasıyla beraber ne yazık ki yeniden artışa geçti. Özellikle ekonomik kriz dönemi de bu artışa perçin vurdu ve hanenin fakirleşmesi ile çocuklar okul yollarından sapıp işyerlerinin yolunu tutmaya başladı. Yasamıza göre 14 yaşını dolduran ve okuluna devam etmeyen çocuklar günde 2 saat ve haftada 10 saat çalışan  çocuk işçi, 15 yaşını tamamlayan ve okuluna devam etmeyecek çocuklar ise genç işçi olarak adlandırılıyor ve günde 7 saat ve haftada 35 saat çalışabiliyorlar ama çocuk işçiler anıldığında çocuk oyuncular asla akla gelmiyor. Oysaki bırakın 14 yaşının altında olmayı şu an yasalarımıza göre 3 aylık bebekler çocuk oyuncu olabiliyor. Çocukları dizi, film ve reklamlarda gördüğümüzde iyi koşullarda, ev ortamında gördüğümüzden midir yoksa tehlikeli ya da nahoş durumlar sergilense bile oyuncuların bu işten sadece ne kadar çok para aldıklarını düşündüğümüzden midir bilinmez ama çocuk işçi kategorisine hiç girmez çocuk oyuncular.
Ben şu soruları sormak istiyorum; çocuk işçilik üzerine bu kadar projeler yürütülüp bu kadar tepkiler verilirken belki fiziksel olarak değil ama zihinsel gelişimlerini ve psikolojisini bu kadar derinden etkileyen bir iş alanı olan çocuk oyuncular neden göz ardı ediliyor? Çocuk işçilerin denetimsizlikten ötürü çalıştıkları tespit edilemiyor ve cezai işlem uygulanamıyor. Peki çocuk oyuncular bu kadar göz önündeyken hayatlarını baştan aşağı değiştiren bu iş alanı nasıl etik olarak yargılanmıyor? Madem ki 14 yaş çocuk işçilikte alt sınır nasıl birkaç aylık bebekler set tozu yutabiliyor? Çocuklar iş olarak bir role bürünmenin bilincinde olabilir mi? Set ortamlarında çok uzun beklemelerin yaşandığı, yoğun ışık ve teknolojik uyaranlar, çocukların bilişsel faaliyetlerini nasıl etkiler? Peki gördükleri yoğun ilgi ve popülarite bu çocukların özellikle ergenlik çağında içi boş bir özgüven geliştirmesine sebep olmaz mı? Ayrıca bu kadar sevildiği ve kendinin önem kazandığı setleri, çocuklar nasıl okula tercih etmez?
Piaget’e göre çocuklar soyut işlem dönemine geçtikten yani 11 yaşından sonra, dönemler bazı çocuklar için farklılık gösterebilir ve dönem aralıkları yaşları kesin olarak belirtmez, sadece genel bir taslak çizer- soyut düşünebilme yetisine kavuşuyor. Çocuklar henüz dizi-filmleri bile izlerken yaşananların tamamen bir kurgu ürünü olduğunu algılayamaz iken bu kurguların içinde rol yapmak onların gerçekle kurguyu karıştırmasına ve kargaşa yaşamasına sebep olacaktır. Soyut işlem dönemine geçişle birlikte ergenlik dönemine de geçiş yapan çocuk oyunculuk yaparken türlü psikolojik zorlanmalar yaşayacağı kanaatindeyim. Henüz yetişkin bireylerin bile kaldırmakta güçlük çektiği ünlülük kavramını kişisel efsane döneminde olan bir ergenin kaldırabileceğini düşünmüyorum. Kişisel efsane dönemi, her ergenin yaşadığı benim yaradılışım herkesten üstün ve çok özelim diye düşündüğümüz dönemdir. Bu dönemdeki çocuğun gerçekte bir efsane olmadığını, akranlarından daha özel olmadığını yoğun bir ilgi altındayken kavraması epey zor görünüyor. Bu dizi film sektöründe yükseliş olduğu gibi projenin bitimi ve yavaşça unutulması ile birlikte çocuklara azalan ilgi boyutu var. Bu ilgi azalması çocuğu depresyona itebilir. Çocuk proje biter bitmez ruhsal problemler yaşamayabilir, ilgi azaldıkça yavaş yavaş kendini gösteren bağımlılık, narsisizm ve sosyal fobi gibi ruhsal sıkıntılar yaşayabilir. Psikolojik sorun yaşayan yerli ve yabancı olmak üzere birçok çocuk oyuncu örneği ortadadır. Mesela hepimizin Evde Tek Başınaserisi ile tanıdığımız Macaulay Culkin’in yaklaşık 6 yıl önce uyuşturucu bağımlısı olduğu ortaya çıkmıştı.
Anlatmaya çalıştığım şey çocukların; sağlığını, hayatını, fiziksel, bilişsel ve psikolojik olarak zararlı etkileyen tüm iş kollarından ayrılması gerekliliğidir. Bu iş kollarının maddi getirisi ne kadar fazla olursa olsun, göz önünde olan önce bu işin bir çocuğun hayatından götürdükleri olsun.
Bu yazı TPÖÇG BLOG için Büşra Böyükgöz tarafından yazılmıştır. 
KAYNAKÇA:
Kleinman,P. (2012) Psiko101. İstanbul: Okuyanus
2018 Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı Genelgesi. 2018/3.

https://www.sabah.com.tr/galeri/magazin/evde-tek-basinanin-yildizi-macaulay-culkinin-son-hali-saskina-cevirdi/4

28 Yorum

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: